Bakü GP: 2026 araçlarında pilotları bekleyen “doğal olmayan” sınav
Bakü GP, 2026 Formula 1 araçlarının enerji yönetimini sınırlarına kadar zorlayacak. Bakü pistindeki iki kilometreyi aşan tam gaz düzlük, pilotları tur boyunca güç dağılımını sürekli değiştirmeye ve bugüne kadar alışık olmadıkları kadar “doğal olmayan” bir sürüş tarzına mecbur bırakacak.
Bakü’nün start-finiş düzlüğü, takvimin en uzun tam gaz bölümü olarak öne çıkıyor. Ancak yeni nesil araçların enerji konusunda daha hassas olması, bu uzunluğu büyük bir mühendislik ve sürüş problemine dönüştürüyor. Pilotların sıralama turlarında bataryalarının büyük bölümünü bu düzlüğe ayırması gerekecek. Bunun karşılığı ise turun geri kalanında daha düşük güç ve viraj çıkışlarında ciddi performans farkları olacak.
Haas pilotu Ollie Bearman, pistteki güç dağılımının ne kadar sıra dışı hale geleceğini şu sözlerle anlattı:
“İlginç olacak. Çok fazla güç harcamanız gereken iki veya üç belirgin düzlük var. Ardından orta sektörde, enerjiyi kısa düzlüklerde kullanmak verimsiz olduğu için çok düşük güçle ilerliyorsunuz. Enerjiyi genellikle 1. ve 3. virajlara giden uzun düzlükler için saklıyorsunuz.
“Bu durum güç aktarımında büyük bir fark yaratıyor. 2. virajdan çıkıp 3. viraja giderken en yüksek seviyede, yaklaşık 1000 beygir gücüne sahip olabiliyorsunuz. Ancak 3. virajdan çıkışta düzlük çok kısa olduğu için bunun üçte ikisine düşüyorsunuz. Bir anda gaz pedalınız, önceki viraj çıkışındaki kadar etkili olmuyor.
“Bu gerçekten çok garip. Enerji konusunda zorlanan bazı pistlerde bunu görüyorsunuz ancak kısa düzlüklerin bulunduğu belirli bölümlere özgü bir durum. Şubat ayına kadar hiçbir zaman karşılaşmadığımız bir şeydi. Bizim için son derece doğal olmayan bir durum.”
Bearman’a göre pilotların bu süreci sürüş sırasında doğrudan kontrol etme imkânı da bulunmuyor. “Gaz pedalına basıyor, fren yapıyor ve direksiyonu çeviriyorsunuz; geri kalan her şeyi sistem kendi hallediyor. Sürüş sırasında bunu doğrudan etkileyebileceğimiz bir şey yok” diyen Haas pilotu, enerji yönetiminin büyük ölçüde yazılım ve koşullar tarafından belirlendiğini vurguladı.
Bu nedenle pilotların start-finiş düzlüğüne mümkün olduğunca yüzde 100 batarya ile ulaşması kritik önem taşıyor. Aksi halde sıralama turlarında ve yarışta ciddi zaman kayıpları yaşanabilir.
Pierre Gasly, enerji tamamen dolu olmadığında güç kesintisinin çok daha erken başlayacağını belirtti:
“Yüzde 100’e sahip değilseniz güç kesintisi daha erken başlar. Ancak burada ‘erken’, 200 metre öncesi anlamına gelmiyor. Uzun bir bölüm boyunca saatte birkaç kilometre daha yavaş kalırsanız bunun bedeli oldukça ağır oluyor.
“Yarış açısından burası, bazen yalnızca bir aracın değil, birden fazla aracın yan yana geçebileceği türden bir düzlük. Bu yüzden özellikle yarış günü grubun ön sıralarında olmanızı öneririm. Fakat bu sürecin her bölümünü kontrol edemiyoruz. Yazılım, yaşanan olaylar ve koşullar bizi bazen doğru, bazen yanlış tarafta bırakabiliyor.”
Hazırlık turlarında tehlikeli hız farkı
Start-finiş çizgisinin 1. viraja 200 metreden daha kısa mesafede bulunması, hazırlık turundaki pilotlar için yeni bir risk yaratıyor. 16. virajın sol virajından çıkan pilotlar, düzlüğün büyük bölümünde yalnızca içten yanmalı motorun gücüne güvenmek zorunda kalacak.
16. viraj çıkışından itibaren yaklaşık 1250 metrelik bölümde pilotlar güç düşüşü yaşamadan 350 kilovatlık enerjiyi kullanmayabiliyor. Bu durumda araçlar yalnızca içten yanmalı motorla ilerliyor. Benzer bir seçenek, 3. virajdan 12. viraja kadar uzanan bölümde de bulunuyor.
Buna karşılık hızlı tur atan pilotlar, ana düzlükte enerjilerinin büyük kısmını devreye sokacak. Böylece hazırlık turundaki yavaş araçlarla hızlı turdaki araçlar arasında son derece yüksek yaklaşma hızları oluşabilecek.
Fernando Alonso, hazırlık turundaki pilotların karşılaşacağı tabloyu şöyle özetledi:
“Tura başlayan pilotlar, batarya çizgiye gelmeden hemen önce devreye girene kadar çok yavaş olacak. Yaklaşık 20 saniye boyunca saatte 200 kilometre hızla ilerlerken arkadan gelen araçlar saatte 350 kilometreyle yaklaşacak.
“Özellikle 18 ve 19. virajlardaki tam gaz geçilen bölümde hareket edecek alan yok. Hafta sonunun zorluklarından biri, pilotlar toplantısında güvenliği sağlamak ve nerelerde çizgiden çıkabileceğimizi belirlemek olacak.”
Audi pilotu Gabriel Bortoleto da benzer bir tehlikeye dikkat çekti. Bortoleto, son virajdan hızlı tur temposuyla çıkılırken bir önceki turuna başlayan araçların oldukça yavaş kalacağını ve bunun ciddi bir karmaşa yaratabileceğini söyledi.
“Umarım tehlikeli bir durum oluşmaz. 18. ve 19. virajlarda yapabileceğimiz bir şey bulunmasını umuyorum. Çünkü saatte 300 kilometrenin üzerinde yaklaşan bir araçla, enerji sistemi devrede olmadığı için saatte 250 kilometreyle ilerleyen başka bir araç arasında büyük fark olabilir.”
Bu konunun pilotlar toplantısında ele alınıp alınmayacağı sorulan Bortoleto ise kısa ve çarpıcı bir yanıt verdi: “Evet, konuşulacak. Ama bu konuda ne yapacaklar?”
Bakü rüzgârı da denklemi bozabilir
Bakü’nün klasikleşen zorluklarından biri olan rüzgâr da pilotların işini kolaylaştırmayacak. Pisti çevreleyen binaların arasında yön değiştiren rüzgâr, turdan tura ve virajdan viraja farklılık gösterebiliyor. Sıralama turları için saatte 39 kilometre hıza ulaşan rüzgâr tahmini de bu tehdidi büyütüyor.
Franco Colapinto, geçen yıl rüzgâr nedeniyle çok sayıda kırmızı bayrak çıktığını hatırlattı:
“Rüzgârın zorlayıcı olacağını düşünüyorum. Geçen yıl rüzgâr yüzünden çok sayıda kırmızı bayrak gördük. Binalar nedeniyle rüzgâr darbeleri sürekli değişiyordu. Beş saniye boyunca rüzgârı hissediyor, sonraki beş saniyede hiçbir şey yaşamıyor, ardından yeniden karşılaşıyordunuz.
“Bu kadar istikrarsız bir durum, özellikle şehir pistinde bizim için işi çok zorlaştırıyor. Sürüşü daha karmaşık ve daha riskli hale getiriyor.”
Racing Bulls pilotu Arvid Lindblad ise bu etkinin 2026 araçlarında biraz daha sınırlı olabileceği görüşünde. Lindblad, yeni araçların aerodinamik açıdan rüzgâra karşı daha az hassas olduğunu belirterek etkinin tamamen ortadan kalkmayacağını da sözlerine ekledi.





