At refahı alarmı: Merkezler kapasite sınırında
At refahı alanında Birleşik Krallık genelinde alarm zilleri çalıyor. Kurtarma merkezleri yer sıkıntısı yaşarken, sektör temsilcileri kapasitenin kırılma noktasına ulaştığını ve yardıma muhtaç atların kısa süre içinde başvurabilecekleri bir merkez bulamayabileceğini belirtiyor.
Kâr amacı gütmeyen Ulusal At Refahı Konseyi’nin (NEWC) gerçekleştirdiği araştırma, bu yıl at refahı sektörünün karşı karşıya olduğu tabloyu ortaya koydu. Birleşik Krallık’taki kurtarma merkezleri, yeniden sahiplendirme kuruluşları ve koruma merkezlerinden 38 kuruluş araştırmaya eksiksiz yanıt verdi. Katılımcıların büyük bölümü, İngiltere’de en az bir merkez işleten kuruluşların yöneticilerinden oluştu.
Ulusal At Refahı Konseyi verilerine göre katılımcıların yüzde 50’si kapasitesinin üzerinde ya da kapasite sınırında faaliyet gösteriyor. Geri kalan kuruluşlar ise neredeyse tamamen dolu. Bu merkezlerin tamamında yaklaşık 4 bin 500 at, midilli, eşek ve katırın bakımı üstlenilmiş durumda.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kurtarma merkezlerine gelen at sayısındaki artışa karşın yeniden sahiplendirme oranlarının gerilemesi oldu. Bu tablo, merkez yöneticilerini hangi hayvanlara öncelik verileceği konusunda son derece güç kararlarla karşı karşıya bırakıyor.
NEWC Başkanı Carolyn Madgwick, araştırmanın sektör üzerindeki baskıyı bütün açıklığıyla gösterdiğini söyledi. Madgwick, “At refahı kuruluşları, sorumluluklarındaki hayvanları korumak için ellerinden gelen her şeyi yapıyor ancak sistem sürdürülemez bir baskı altında” ifadelerini kullandı.
Madgwick’e göre yükselen maliyetler, azalan sahiplendirme olanakları ve yardım taleplerindeki artış, kuruluşları daha az kaynakla daha fazla iş yapmaya zorluyor. Koordineli bir yaklaşım ve daha güçlü destek sağlanmaması hâlinde, çok sayıda atın ihtiyaç duyduğu güvenli koruma ağına ulaşamama riski bulunuyor.
At sahipliği ve bakımını zorlaştıran etkenler arasında ekonomik baskıların yanı sıra iklim koşulları da öne çıkıyor. Son beş yılda saman fiyatlarının iki katından fazla arttığı, veterinerlik ve enerji giderlerinde de yükseliş yaşandığı belirtildi. Islak geçen kışlar mera ve otlakları olumsuz etkilerken, yaz aylarındaki kuraklık nedeniyle sahipler ve kurtarma merkezleri kış için ayrılan saman stoklarını kullanmak zorunda kaldı.
Araştırmaya katılanların yüzde 90’dan fazlası maliyetlerden endişe duyduğunu bildirdi. Kuruluşların yüzde 81’i, sahipleri tarafından teslim edilmek istenen at sayısında artış yaşandığını belirtirken, yüzde 67’si refah sorunlarıyla ilgili yardım çağrılarının çoğaldığını aktardı.
Birleşik Krallık’taki Dünya At Refahı kuruluşunun ülke direktörü Malcolm Morley, mevcut eğilimlerin sürmesi hâlinde hem atlar hem de sahipleri açısından ciddi sonuçlar doğabileceği uyarısında bulundu. Morley, devam eden mali ve operasyonel baskıların merkezlerin kapasitesini daha da azaltabileceğini, aşırı hava koşullarıyla yaşam maliyetlerindeki artışın ise daha fazla atın refah vakasına dönüşmesine yol açabileceğini ifade etti.
Redwings İcra Kurulu Başkanı Lynn Cutress de atlarla ilgilenen herkes için son derece zorlu bir yıl yaşandığını söyledi. Redwings bünyesinde her gün 1.000’den fazla atın bakımının yapıldığını belirten Cutress, ayrıca koruyucu ailelerin yanında bulunan 600 atın da herhangi bir zamanda merkeze dönmek zorunda kalabileceğini dile getirdi.
Cutress, bu nedenle kuruluşun hâlihazırda sorumluluğunu üstlendiği at, midilli, eşek ve katırların ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasiteyi korumak zorunda olduğunu vurguladı. Merkezlerin kendi sınırları dışındaki hayvanlara yardım etmeye çalışırken son derece hassas bir denge kurduğunu belirten Cutress, destek verebilecek kişileri çalışmalara katkı sunmaya çağırdı.
Bransby Horses Genel Müdür Yardımcısı Emma Carter ise kuruluşun bakımına alınan at sayısının daha önce hiç olmadığı kadar yükseldiğini ve kabullerin son bir yılda yaklaşık yüzde 30 arttığını açıkladı.
Carter’a göre temel sorun yalnızca yardıma ihtiyaç duyan atların sayısındaki artış değil. Merkezlere gelen hayvanların karşı karşıya olduğu refah sorunları da giderek daha karmaşık hâle geliyor.
“At severler olarak hepimiz hayvanlarımız için en iyisini istiyoruz ancak bugün her zamankinden daha fazla sahibin zorluklarla karşılaştığını görüyoruz” diyen Carter, önleme ve erken destek çalışmalarının önemine dikkat çekti. Carter, yardım kuruluşlarının önemli bir güvenlik ağı sunduğunu ancak at refahı sektörünün arkasında onu destekleyecek ikinci bir güvenlik ağının bulunmadığını belirtti.




