FIP Lyon: Lyon’da padel için yeni bir dönem başladı
FIP Lyon, üçüncü yılında Palais des Sports de Gerland’ı dolduran tribünler, güçlü Fransız oyuncu performansları ve giderek yükselen atmosferiyle önemli bir eşiği geride bıraktı.
Yedi gün süren organizasyon, uluslararası düzeyde güçlü katılımın yanı sıra Lyon seyircisinin turnuvaya artan ilgisiyle dikkat çekti. İlk karşılaşmalardan finallere kadar yükselen heyecan, FIP Platinum Lyon’ın Fransa padel takviminde kalıcı bir yer edinme yolunda ilerlediğini gösterdi.
Gerland tribünleri turnuvaya sahip çıktı
Üçüncü edisyonun en büyük hedeflerinden biri, Palais des Sports de Gerland’ı bir hafta boyunca padelin merkezine dönüştürmekti. Organizasyon bu hedefe, turlar ilerledikçe artan seyirci ilgisiyle ulaştı. Özellikle son günlerde tribünlerin tamamen dolması, Lyon’daki padel heyecanının geldiği noktayı ortaya koydu.
Fransız oyuncuların performansları da bu atmosferi doğrudan besledi. Lyonlu seyircilerin ilgisi, özellikle Thomas Leygue korta çıktığında zirveye ulaştı. Fransız oyuncuların turnuvaya veda etmesinin ardından dahi yarı finaller ve finaller, büyük karşılaşmaları aratmayan bir coşkuyla oynandı.
Gerland, yalnızca Platinyum seviyesindeki bir turnuvaya ev sahipliği yapan salon olmaktan çıktı; birkaç gün boyunca gerçek bir padel arenasına dönüştü. Kortlara yakın tribünler, oyuncularla seyirci arasındaki bağı güçlendirirken organizasyona kendine özgü bir kimlik kazandırdı.
Platinyum seviyesine yakışan organizasyon
FIP Lyon’ın büyüyen ölçeği, yalnızca kort içindeki mücadeleyle sınırlı kalmadı. Turnuvaya yedi gün boyunca 112 uluslararası oyuncu katıldı. Palais des Sports’ta ana tablo karşılaşmalarının tamamına ev sahipliği yapmak üzere üç kort kuruldu ve toplam 480 bin avroluk ödül havuzu oluşturuldu.
Organizasyon çevresinde 90’dan fazla iş ortağı da bir araya geldi. Petit Palais’de kurulan etkinlik alanı; iş ortakları, yiyecek-içecek noktaları ve halka açık buluşmalarla turnuvanın sosyal boyutunu genişletti. Lionel Roux’nun hedefi, iş ortaklarının yanı sıra bölgedeki elçi kulüpleri, taraftar kulüpleri ve oyuncular arasında da güçlü bağlar kurmaktı.
Cumartesi sabahı düzenlenen Gones Turnuvası ise Lyon sporunun öne çıkan isimlerini bir araya getirdi. Sidney Govou, Maxime Gonalons, Éric Abidal, Loïc Rémy ve Julien Bonnaire etkinlikte yer aldı.
Tüm bu adımlar, Platinyum organizasyonunun yalnızca uluslararası bir padel turnuvası olarak kalmadığını; Lyon bölgesine kök salan, sportif ve ekonomik bir etkinliğe dönüştürülmek istendiğini ortaya koydu.
Fransız oyuncular büyük heyecana ortak oldu
Lyon seyircisi, ev sahibi ülkenin temsilcilerini desteklemek için birçok fırsat yakaladı. Haftanın en başarılı Fransız performansı, Alix Collombon ile Ksenia Sharifova’dan geldi.
Collombon ve Sharifova, Louise Bahurel ile Ivet Val Lopez’i 6-4, 6-3 mağlup ettikten sonra turnuvanın en dikkat çekici sonuçlarından birine imza attı. Fransız ikili, bir numaralı seribaşı Alejandra Salazar-Aranzazu Osoro’yu 3-6, 7-5, 7-6’lık skorla geçerek yarı finale yükseldi. Ancak şampiyonluğa ulaşan Bea Caldera-Carmen Goenaga karşısında 6-2, 6-3 kaybederek turnuvaya veda etti.
Erkeklerde Thomas Leygue-Jesús Moya ikilisi de çeyrek finale kadar ilerledi. İkili, altıncı seribaşı Edu Alonso-Aimar Goñi’yi 6-7, 7-6, 7-6 yenerek önemli bir galibiyet aldı. Dylan Guichard ise Adam Axelsson ile birlikte çıktığı ilk maçta beşinci seribaşı Sanyo Gutiérrez-Javi Garrido’yu 3-6, 6-4, 6-4 mağlup etti; ancak son 16 turunda elendi.
Fransız oyuncuların ileri turlarda yer alması, turnuvanın çevresindeki heyecanı belirgin biçimde artırdı. Özellikle Collombon’un kendi seyircisi önünde yarı finale yükselmesi, bu etkinin en güçlü karşılıklarından biri oldu.
Leal-Guerrero ve Caldera-Goenaga zirvede
Erkekler finalinde Javi Leal-Fran Guerrero, ikinci seribaşı olarak mücadele ettiği turnuvada şampiyonluğa ulaştı. Franco Stupaczuk-Jon Sanz karşısında ilk seti kaybeden İspanyol ikili, maçın devamında üstünlüğü ele geçirerek finali 4-6, 6-1, 6-4 kazandı.
Bu sonuç, Leal ve Guerrero’nun sezon içindeki ikinci Platinyum şampiyonluğu oldu. İkili daha önce Marsilya’da da zirveye çıkmıştı. Leal finalin ardından, “Fransa’da yeniden kazanmış olmaktan mutluyuz” ifadelerini kullandı. Momo González-Lucas Campagnolo ile Juanlu Esbrí-Íñigo Jofre’nin yarı finalde kalması, turnuvadaki rekabet seviyesini gözler önüne serdi.
Kadınlarda ise Bea Caldera-Carmen Goenaga, baştan sona kontrollü bir performans sergileyerek şampiyon oldu. Üçüncü seribaşı ikili, Martina Fassio-Águeda Pérez’i finalde 6-1, 6-3 mağlup etti. Caldera için Lyon, 2024’te Lorena Rufo ile kazandığı FIP Gold turnuvasının ardından bir kez daha özel bir durak oldu.
Kadınlar tablosundaki en büyük sürprizlerden biri, bir numaralı seribaşı Alejandra Salazar-Aranzazu Osoro’nun çeyrek finalde Alix Collombon-Ksenia Sharifova’ya elenmesiydi. İkinci seribaşı Andrea Ustero-Giorgia Dal Pozzo da aynı turda turnuvaya veda etti. Böylece Platinyum kupaları iki İspanyol çifte giderken, favori ekiplerin önemli bölümü zirve yarışının dışında kaldı.
Oyuncular Lyon deneyiminden memnun kaldı
Turnuvanın yarattığı etki, tribünlerdeki ilgiyle sınırlı kalmadı. Bea Caldera, Lyon’da bir kez daha şampiyon olduktan sonra organizasyona duyduğu bağlılığı açıkça dile getirdi: “Bu şehri ve bu turnuvayı gerçekten çok seviyorum. Geri dönmek ve yeniden kazanmak çok güzel.”
Erkekler şampiyonları Javi Leal ve Fran Guerrero da Fransa’daki ikinci Platinyum zaferlerinin mutluluğunu yaşadı. Kortlara ayrılan salon, tribünlerin oyun alanına yakınlığı ve hafta boyunca yükselen atmosfer; Lyon’un oyunculara yalnızca sportif seviyesiyle değil, sunduğu çevreyle de hitap eden bir organizasyon kurduğunu gösterdi.
Lyon’un hedefi kalıcı olmak
Üç edisyonun ardından Lyon için mesele artık bu ölçekte uluslararası bir turnuva düzenleyebileceğini kanıtlamak değil, organizasyonu takvimde kalıcı hale getirmek. Üçüncü edisyon aynı zamanda organizatörlerin planladığı ilk dönemin son halkası oldu.
Turnuva başlamadan önce eş direktör Lionel Roux, geleceğe ilişkin hedeflerini net biçimde ortaya koymuştu: “Üç yıl için anlaşma yaptık. Bundan sonra ne olacağını göreceğiz ancak devam etmek ve bunu kalıcı hale getirmek istiyoruz.”
Lyon’un 2024’te Altın seviyesinden 2025 itibarıyla Platinyum seviyesine yükselmesi, organizasyonun büyüme çizgisini ortaya koyuyor. Ancak Roux’ya göre asıl öncelik, sürekli daha büyük bir etkinlik arayışına girmek değil; belirli bir bölgede ve şehirde turnuvayı yerleştirmek, uzun vadeli sürdürülebilirliği sağlamak ve iş ortaklarının bağlılığını korumak.
Bu nedenle 2026 edisyonunun temel sınavı, etkinliği büyütürken Lyon turnuvasına kimlik kazandıran unsurları korumak olacak. Dolu tribünler, güçlü oyuncu kadrosu ve bölgeyle kurulan bağ, FIP Lyon’ın kalıcı bir spor markasına dönüşme yolunda en önemli dayanakları olarak öne çıkıyor.




