Camprubí: Büyük isimlere saygı duyuyorum ama kimse yenilmez değil

Camprubí, İspanya Şampiyonası zaferiyle birlikte bisikletin en üst basamağında kendisine sağlam bir yer açtı. Montreal Dünya Şampiyonası öncesinde İspanya Milli Takımı’nın kaçış grubunda ve yarışın erken bölümlerindeki hamlelerde etkili olması beklenen genç bisikletçi, favorilere saygı duymanın onlardan çekinmek anlamına gelmediğini düşünüyor.

Zorlu parkurda dinlenme fırsatının neredeyse hiç bulunmadığını belirten Camprubí, İspanya’nın yarışın kontrolünü tamamen güçlü takımlara bırakmaması gerektiğini ifade ediyor. Ona göre hedef, son savaşa kalmadan önce pelotonun ön tarafında temsil edilmek.

Demi Vollering: Dünya Şampiyonası’nda zafer sprintiBUNU DA OKUYABİLİRSİNİZDemi Vollering: Dünya Şampiyonası’nda zafer sprinti 26/09/2026 23:47

“Çok güçlü bir takımız”

Montreal’deki yarışa büyük bir istekle geldiklerini söyleyen Camprubí, İspanya’nın kadrosuna güveniyor. Parkurun oldukça sert olacağını belirten bisikletçi, yarış boyunca gerçek anlamda soluklanılabilecek bölümlerin çok az olacağını dile getiriyor.

Camprubí’nin milli takım içindeki rolü de bu yarış yapısıyla doğrudan bağlantılı. Diğer ülkelerin hamlelerini yakından izlemeleri gerektiğini belirten İspanyol bisikletçi, güçlü takımların öne kaçması hâlinde arkada gereksiz bir kovalamacaya girmemek için ön gruplarda mutlaka bir temsilcilerinin bulunması gerektiğini söylüyor.

Seviye belki ulaşılmaz olabilir ama onları her zaman yenebilirsiniz.

Camprubí

Klasik yarışların cazibesi

Camprubí’nin bisiklete duyduğu ilginin merkezinde klasik yarışlar bulunuyor. Çocukluğundan bu yana bu tür mücadelelerde yarışmayı hayal ettiğini anlatan bisikletçi, klasiklerin daha fazla saldırıya, daha açık bir yarış yapısına ve daha yüksek teknik-taktik gereksinime sahip olduğunu düşünüyor.

Bu yarışların yalnızca saf tırmanış gücüne dayanmadığını belirten Camprubí, teknik becerisi yüksek sporcuların ve doğru karar verebilen isimlerin de fark yaratabildiğini vurguluyor. Dünya Şampiyonası kadrosunda yer alacağından ise San Sebastián ve Getxo yarışlarının ardından haberdar olduğunu aktarıyor.

Bisikletin perde arkasını anlatıyor

LaVuelta sırasında pelotonun içindeki hayatı takipçilere aktaran Camprubí, bisikletin perde arkasını göstermeyi sürdürüyor. Ancak bu işi tek başına yürütmüyor. Telefonunda Instagram yüklü olmadığını söyleyen genç sporcu, bir arkadaşının kendisine yardımcı olduğunu belirtiyor.

Bisikletçilerin de herkes gibi sıradan insanlar olduğunu anlatmanın değerli olduğuna inanan Camprubí, normal yemekler yediklerini, farklı otellerde konakladıklarını ve takım otobüsünde stratejiler üzerine konuştuklarını söylüyor. Ona göre bu paylaşımlar, sporu daha anlaşılır ve insani hâle getirirken gençlere de ilham verebilir.

Biz hâlâ insanız; normal yemekler yiyor, farklı otellerde uyuyoruz. Her şey aslında çok normal.

Camprubí

“En iyilerin ne kadar iyi olduğunu gördüm”

Üst seviyeye çıktığında kendisini en çok şaşırtan şeyin, zirvedeki bisikletçilerin gerçek kapasitesini görmek olduğunu belirten Camprubí, bu isimlerin yalnızca çok çalışarak açıklanamayacak bir seviyeye sahip olduğunu düşünüyor.

“Kendinizi çılgınca antrenmana vererek onları geçemezsiniz” diyen Camprubí, bazı sporcuların doğal olarak üstün olduğunu kabul etmek gerektiğini ifade ediyor. Buna karşın hiçbir rakibin yenilmez olmadığını da ekliyor. Tadej’in Skjelmose ve başka bisikletçiler tarafından geçildiğini hatırlatan genç sporcu, yarış koşulları ve taktiklerin bazen en güçlü ismi bile geride bırakabileceğini belirtiyor.

Kendinizi çılgınca antrenmana verip onları geçemezsiniz.

Camprubí

Sabır, doğru hazırlık ve kendi yolunu bulmak

Sezon içindeki yükselişini doğal bir sürecin sonucu olarak gören Camprubí, fizyolojik açıdan geliştiğini ve daha güçlü hissetmeye başladığını ancak sonuçların gelmesinin zaman aldığını söylüyor. Sezonun ortasına kadar istediği sonuçları alamasa da çalışmaya ve sürece inanmaya devam ettiğini belirtiyor.

Takımındaki deneyimli bisikletçilerden öğrenmeye büyük önem veren Camprubí, şampiyonların her ayrıntıya gösterdiği özeni yakından gözlemlediğini anlatıyor. Antrenman yoğunluklarına bağlı kalmak, hiçbir seriyi atlamamak ve sezon başından sonuna kadar disiplinli olmak, onun dikkatini çeken başlıca özellikler arasında.

Ancak bir başka bisikletçinin yaptıklarını birebir kopyalamanın başarıyı garanti etmeyeceğini de vurguluyor. Her sporcunun kendisine en uygun yolu bulması gerektiğini savunan Camprubí, gelişimin kişiye özel bir süreç olduğunu düşünüyor.

Takımında kalmayı seçti

Geleceğiyle ilgili karar sürecinde başka takımlarla görüşmelerin kolay olmadığını belirten Camprubí, mevcut takımında kendisine değer verildiğini ve iyi muamele gördüğünü söylüyor. Büyük isimlerle aynı yapı içinde bulunmanın kendisi için önemli bir öğrenme fırsatı olduğunu ifade eden bisikletçi, bu nedenle takımında kalmayı tercih etti.

Takımın geleceği konusunda da temkinli bir iyimserlik taşıyor. Ciccone’nin gelişiyle ilgili kararın henüz kesinleşmediğini belirten Camprubí, yapının adım adım büyüdüğünü ve aceleci davranmadığını dile getiriyor. Mauro Schmid’in takıma katılacağının açıklanmasını ise güçlü bir hamle olarak değerlendiriyor.

Takımda herkes için fırsat bulunduğunu belirten Camprubí, gerektiğinde büyük isimlere yardım etmekten memnuniyet duyacağını ancak yarışmaktan da vazgeçmeyeceğini söylüyor.

Büyük isimlerle birlikte olmak ve onlardan öğrenmek beni çok motive ediyor ama oldukça rekabetçiyim.

Camprubí

“Büyük hayaller kurmak gerekir”

Gelecek sezon için hedefini kesin sayılara bağlamayan Camprubí, bisiklette gelişimin adım adım ilerlediğini düşünüyor. Yarışlara iyi hazırlanmak, her mücadelede daha iyi bir seviyeye çıkmak ve bir galibiyeti ikiye taşımak onun temel amacı.

Hayal kurmadan yola çıkmanın anlamı olmadığını belirten genç bisikletçi, büyük hedefler peşinde koşmaktan çekinmiyor.

Hayallerle yaşamak gerekir. Hayal kurmuyorsanız evde kalmanız daha iyi.

Camprubí

Camprubí’nin Montreal podyumu

Yarışın baştan itibaren sertleşmesi hâlinde Enric’in kazanabileceğini düşünen Camprubí, zorlu parkurda Del Toro’yu ikinci, Seixas’ı ise üçüncü sırada görüyor. Onun tahmininde ortak nokta açık: Montreal’de dayanıklılık, doğru zamanda yapılan hamleler ve taktik akıl podyumun anahtarı olacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu