Giorgio Ascarelli: Napoli’nin unutulan kurucu öncüsü

Giorgio Ascarelli, futbolun Kuzey İtalya şehirlerinin hâkimiyetinde olduğu bir dönemde Napoli’nin sesini sahalara taşıyan vizyoner isimdi. Napoli’nin kuruluşuna öncülük eden, kendi imkânlarıyla modern bir stadyum inşa ettiren ve şehrin sosyal hayatına damga vuran Ascarelli’nin hikâyesi, gazeteci ve yazar Adam Smulevich‘in kitabıyla yeniden gün ışığına çıkıyor.

Giorgio Ascarelli: Napoli’nin vizyoner kurucusu

İki savaş arasındaki İtalya’da Giorgio Ascarelli’nin adı Napoli’nin her köşesinde yankılanıyordu. Vizyoner bir girişimci, hayırsever ve şehrin sosyal yaşamında etkili bir figür olan Ascarelli; kültürel ve yardım faaliyetlerini destekledi, çalışanların korunmasına yönelik yenilikçi uygulamaları hayata geçirdi.

Inter Napoli: Oyuna Sonradan Girenler Fark YaratamadıBUNU DA OKUYABİLİRSİNİZInter Napoli: Oyuna Sonradan Girenler Fark Yaratamadı 06/09/2026 14:21

Ancak onun mirası, en güçlü biçimde Napoli futbol takımının doğuşunda kendisini gösterdi. Ascarelli için meşin yuvarlak yalnızca bir spor değildi; futbol, şehrin ortak kimliğini güçlendirecek ve toplumsal dayanışmayı büyütecek bir araçtı. Bu anlayışla, masraflarını bizzat üstlendiği modern ve dönemi için ileri bir stadyum yaptırdı. Bu stat, geleceğe susamış Napoli’nin büyük hedeflerinin sembolü hâline geldi.

Adam Smulevich’in çalışması, köklerine ve şehrinin kaderine sıkı sıkıya bağlı bir adamın portresini sunuyor. Ascarelli’nin 1930’daki ölümünün ardından binlerce Napolili onu uğurlamak için bir araya geldi. Ne var ki birkaç yıl sonra faşist rejim, onun yaptırdığı stadyumdan adını sildi ve mirasını giderek görünmez kıldı. Bu biyografi, 20. yüzyıl İtalya’sının unutulmuş fakat Napoli için son derece önemli bir ismini yeniden tarihin ve kolektif hafızanın merkezine taşıyor.

Kitabın ilk bölümü: Ascarelli’nin vedası

Napoli’nin yas tuttuğu gün

“Ağır bir kaderin darbesiyle Ascarelli sonsuza dek aramızdan ayrıldı. Ancak son eseri sayesinde adı, mavi kulübün üyelerinin, şehrimizdeki tüm spor insanlarının ve onun eşsiz aklıyla yüreğini tanıma fırsatı bulan herkesin kalbine kazınmış olarak kalacak.”

13 Mart 1930 tarihli gazete, bu sözlerle 35 yaşındaki Giorgio Ascarelli’nin ardından duyulan acıyı anlatıyordu. Birkaç gün içinde ağırlaşan peritonit nedeniyle hayatını kaybeden Ascarelli; dokuma şirketini ulusal ve uluslararası ölçekte başarıya taşıyan bir iş insanı olmasının yanı sıra Napoli futbol takımının kurucusu ve şehre kendi parasıyla bir stadyum armağan eden hayırsever olarak anılıyordu.

Gazetenin sözünü ettiği “son eser”, ölümünden yalnızca birkaç hafta önce büyük bir kalabalığın katılımıyla açılan stadyumdu. Girişimci, futbol öncüsü ve sosyal duyarlılığı yüksek bir hayırsever olan Ascarelli, Napoli’de halkın en sevdiği isimlerden biri hâline gelmişti. Cenazesi, Posillipo’daki villasından Poggioreale bölgesindeki mezarlığa kadar binlerce kişinin eşlik ettiği uzun bir kortejle taşındı.

Napoli sokaklarında kimi başını öne eğdi, kimi cenaze aracının geçişi sırasında dua etti. Fakat törende okunan dualar Katolik geleneğine değil, Ascarelli’nin Yahudi inancına aitti. Bir hahamın sesiyle okunan Kadiş, onun hayatına ve köklerine uzanan manevi mirası da ortaya koyuyordu.

Yüzyıllar boyunca Napoli’de Yahudi yaşamı, 15. yüzyılın sonlarında İspanyol hükümdarlarınca ilan edilen sürgün kararlarının etkisiyle bastırılmıştı. Mart 1930’da okunan bu dua, İsrail mezarlığının sınırlarını aşan acı bir vedaya dönüştü. Yahudi geleneğinde mezarlıklar “mezarların evi”, “sonsuzluk evi” ya da daha yaygın adıyla “hayatın evi” olarak tanımlanır. Ascarelli’nin hatırası da bu anlamda yaşamaya devam etti.

Ascarelli; çok yönlü zekâsı, cömertliği ve toplumsal duyarlılığıyla 20. yüzyıl Napoli’sinin öne çıkan isimlerinden biriydi. Dönemin spor basını, onun yardım faaliyetlerini gösterişten uzak biçimde yürüttüğünü, ihtiyaç sahibi ailelere ve çeşitli hayır kurumlarına büyük destek verdiğini yazıyordu. Şirket çalışanları da dönemin şartlarına kıyasla eşine az rastlanır imkânlardan yararlanıyordu.

Fakat bu sevgi dolu mirasın üzeri kısa süre sonra örtülmeye çalışıldı. Devlet antisemitizmi 1938 sonbaharından itibaren bütün sertliğiyle ortaya çıktığında, Ascarelli’nin adı da silinmek istenenler listesine eklendi. Buna rağmen onun izi Napoli’nin her yanındaydı: Şehrin ayrılmaz kimlik unsurlarından biri olan futbol takımında, çalışanların refahına yönelik uygulamalarında, saraylarda, sokaklarda ve kurumlarda.

Ascarelli’nin adı, babası Pacifico’nun ardından şekillendirdiği yenilikçi girişimcilik anlayışında da yaşadı. Posillipo’nun zarif tepelerinden Napoli Körfezi’ne bakan bu adam, kısa fakat yoğun hayatını şehrinin geleceğine adamıştı. Kendi stadyumunun bulunduğu bölgede yükselen Rione Ascarelli de bugün onun adına bağlılığını sürdürüyor. Bir dönem göletler ve bataklıklarla kaplı olan bölge, faşist dönemin ilk yıllarında kentleşmeye açılmıştı. Zamanla “Ascarelli Mahallesi”, komşu Rione Luzzatti’den kısmen bağımsız kimliğini vurgulayan bir bölgeye dönüştü.

Giorgio Ascarelli

Giorgio Ascarelli’nin Napoli futbolu ve şehir tarihindeki mirasını anlatan görsel.

Adam Smulevich’in kitabı

1985’te Floransa’da doğan Adam Smulevich, gazeteci ve yazar olarak Yahudi tarihi, İsrail toplumu ve spor dünyası üzerine çeşitli çalışmalar kaleme aldı. Yahudi toplulukları üzerine çalışan bir kurumun yayın kurulunda görev yapan Smulevich, futbol kulüplerinin kurucularını ve onların zorlu hikâyelerini ele alan eserleriyle tanınıyor.

Smulevich, Giorgio Ascarelli’nin yanı sıra Casale ve Roma kulüplerinin kurucularının öykülerini de inceledi. Ayrıca Max Castellani ile birlikte ırkçılığa karşı sporun rolünü ve sporun hayat derslerini konu alan kitaplara imza attı. Ascarelli üzerine çalışması ise Napoli’nin futbol tarihini, şehir kimliğini ve unutulmaya yüz tutmuş bir öncünün toplumsal mirasını aynı potada buluşturuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu