Ollie Robinson’un Başarısının Arkasında Yatan Taktik: Avustralya Etkisi
Ollie Robinson, Avustralya’nın eski bir taktiği yeniden canlandırması sayesinde büyük bir başarı elde etti. Bu taktik, wicketkeeper’ın pace bowler’lara karşı stumps’a yaklaşarak durmasıyla ilgili. Avustralya’nın wicketkeeper’ı Alex Carey, bu stratejiyi Ashes serisinde oldukça etkili bir şekilde uyguladı ve şimdi İngiltere, Robinson ile bu taktiği benimsiyor.
Görünüşte basit olan bu değişiklik, Robinson’un güçlü yönlerini ön plana çıkarıyor. Eğer wicketkeeper geride durursa, modern batmanlar Robinson’a doğru yürüyebilir. Ancak Jamie Smith stumps’a yakın durduğunda, batmanlar bu riski almak istemiyorlar ve bu da Robinson’un daha etkili olmasını sağlıyor.
Bu durum, Robinson’un daha uzun mesafeden atış yapmasına olanak tanıyor ve topların havada daha fazla hareket etmesine yardımcı oluyor. Böylece, Robinson’un atışlarının daha fazla sayıda stumps’a ulaşması sağlanıyor; daha kısa mesafeden atılan toplar ise genellikle yukarıdan geçiyor.
Elbette, bu taktiği uygulamak için iyi bir wicketkeeper’a ihtiyaç var. Bu noktada Jamie Smith’in de övgüyü hak ettiğini belirtmek gerekir. Ashes serisinde zor anlar yaşayan Smith, son zamanlarda el becerilerini önemli ölçüde geliştirdi. Wicketkeeping antrenörü Sarah Taylor, ona tenis toplarıyla yapılan bir antrenmanla yardımcı oluyor. Bu antrenmanda, Smith, önünde bir batman varken, topun kayarak geçmesini ve batmanın topa vurmasını bekleyerek alçakta kalmak zorunda kalıyor.
Sonuçlar ise kendini gösteriyor. Şimdi Robinson’un bir sonraki sınavı, daha sert ve düz sahalarda ya da sıcak koşullarda bu başarıyı tekrarlayıp tekrarlayamayacağı olacak. İngiltere, bu kış Güney Afrika’da üç Test maçında bu tür zorluklarla karşılaşacak.
İngiltere, Robinson’u daha çok batman dostu sahalarda Test maçlarından sıklıkla dışarıda bırakmış olsa da, artık onu sahaya sürme zamanı geldi. Robinson, bu hakkı kazandı.
İngiltere, Robinson’un hızını 82mph civarında tutabilmesi için arka planda çalışmalar yapıyor. Şu anda başlangıçta bu hızda başlayıp, 77 veya 78mph’ye düşmesi yerine, bu hızı koruması hedefleniyor. Eğer bunu başarırsa, elde edeceği ekstra sıçrama, hareket kaybını telafi etmesine yardımcı olmalı.




