DaQuan Jeffries: Birçok Takımı Şoke Etmek İçin Sabırsızlanıyoruz
DaQuan Jeffries, Beşiktaş ile başlayacağı ilk Avrupa ve EuroLeague sezonu öncesi hedeflerini anlattı. NBA ile G Ligi arasında geçen mücadelesinin ardından İstanbul’un yolunu tutan Amerikalı forvet, siyah-beyazlıların birçok rakibini şaşırtabileceğini düşünüyor.
Beşiktaş’ın yeni sezon öncesi düzenlediği medya gününde soruları yanıtlayan 29 yaşındaki oyuncu, kariyerinde ilk kez Avrupa basketbolunun atmosferini soluyacak. Son olarak Sacramento Kings forması giyen Jeffries, bu kez farklı ve daha rekabetçi bir meydan okumayı tercih etti.
2019 NBA Seçmeleri’nde seçilemeyen Jeffries, sonraki yıllarda kendisine NBA’de yer açabilmek için büyük bir mücadele verdi. NBA ile G Ligi arasında gidip gelen forvet, karşısına çıkan her fırsatı değerlendirmeye çalıştı. Geçtiğimiz sezon G Ligi’nin en iyi beşine seçilmesi, Sacramento Kings ile bir NBA fırsatı daha yakalamasını sağladı.
Ancak Jeffries, bu yaz kariyerinde yeni bir sayfa açmanın zamanının geldiğine karar verdi. Avrupa’yı ve doğrudan EuroLeague’i seçen oyuncu, kararının arkasındaki nedeni şöyle açıkladı:
“Kariyerimde farklı bir döneme girmiştim. Buraya çok rekabetçi ve anlamlı basketbol oynamak için gelmek istedim. İstanbul’un bunun için mükemmel bir yer olduğunu düşündüm.”
Birçok Amerikalı oyuncu Avrupa’ya daha düşük seviyedeki liglerde kendisini kanıtlayarak adım atarken Jeffries, bu basamağı atladı. İlk Avrupa deneyimi aynı zamanda ilk EuroLeague sezonu olacak. Bunun kolay bir karar olmadığını kabul eden forvet, yine de yeni macerası için büyük heyecan duyuyor:
“Kesinlikle göz korkutucuydu. EuroLeague’de ilk kez oynayacağım ama bunun için sabırsızlanıyorum.”
Jeffries, Beşiktaş’a imza atmadan önce Avrupa basketbolu ve kendisini bekleyen ortam hakkında fazla bilgiye sahip olmadığını da belirtti. Buna rağmen kulübün EuroLeague’de yeni bir başlangıç yapacak olması, kararında önemli rol oynadı.
“Çok fazla bilgim yoktu. Ancak bunun Beşiktaş için EuroLeague’de yeni bir başlangıç olduğunu biliyorum. Kulübü tercih etmemin en önemli nedenlerinden biri de buydu.”
Teklif gündeme geldiğinde ise beklemedi. Menajeriyle görüştükten sonra takımın kadrosunu ve kulübü araştırmaya başlayan Jeffries, Avrupa deneyimi bulunan Amerikalı oyuncularla da herhangi bir görüşme yapmadığını söyledi.
“Hemen menajerimi arayıp teklifle ilgilendiğimi söyledim. Sonra kendi araştırmamı yapmaya başladım, takımda kimlerin olduğunu inceledim ve oradan devam ettim. O dönemde EuroLeague’de çok fazla insan tanımıyordum. Bu yüzden menajerimle birlikte biraz akışına bıraktım.”
Jeffries’in İstanbul’a gelmeden önce yaptığı en önemli görüşme ise Beşiktaş Başantrenörü Dušan Alimpijevic ile gerçekleşti. Alimpijevic’in yüksek tempolu ve fiziksel mücadeleye dayalı basketbol anlayışı, oyuncuya önceden aktarılmıştı. Parkeye çıktığında ise anlatılanların tamamıyla örtüştüğünü gördü.
“Buraya gelmeden önce kendisiyle konuştuğumda anlattığı her şey tam olarak buydu. Oynamamızı istediği basketbol tarzına uyduğumu düşündü. Şu ana kadar bundan keyif alıyorum.”
Beşiktaş’ın antrenmanlarında ve hazırlık sürecinde en fazla dikkatini çeken nokta fiziksel mücadele oldu. Ancak bu sertlik, Jeffries için bir sorun değil; aksine oyunun sevdiği taraflarından biri.
“Sanırım daha fiziksel. Ama bu, benim oyunda sevdiğim bir şey.”
Amerikan basketbolundan Avrupa’ya geçiş sürecini tek başına yaşamayan Jeffries, takım arkadaşı Jaylen Nowell ile de sık sık deneyimlerini karşılaştırıyor. Nowell da profesyonel kariyerini Amerikan basketbolunda geçirdikten sonra Avrupa’da ilk sezonunu yaşıyor.
“Bunu sürekli yapıyoruz. Fiziksel mücadeleyi ve oyunun hızını karşılaştırıyoruz. NBA ile EuroLeague arasındaki farklar hakkında da çok konuşuyoruz.”
Jeffries, Avrupa basketbolunun tüm ayrıntılarını henüz deneyimlemediğinin farkında. Antrenmanlar ve sezon öncesi karşılaşmalar, yeni düzene dair ilk izlenimleri sunuyor. Asıl sınav ise maçların önem kazandığı dönemde başlayacak.
Bu yeni macerada Jeffries’i Beşiktaş’a bağlayan güçlü bir ortak nokta da bulunuyor. Amerikalı forvetin kariyeri hiçbir zaman kolay ilerlemedi. Seçilmediği NBA Seçmeleri’nin ardından fırsatlarını mücadele ederek kazandı ve G Ligi’nde en iyi beşe seçilene kadar NBA ile G Ligi arasında yolculuk yaptı.
Şimdi ise kendisini kanıtlamak isteyen Beşiktaş’ın EuroLeague serüveninde sahne alacak. Bu benzerliğin farkında olan Jeffries, takımının sürpriz yapabilecek konumda bulunmasını dezavantaj olarak görmüyor:
“Sürpriz takım olmak… EuroLeague’deki ilk sezonumuz. Birçok takım bizim iyi bir takım olmamızı beklemeyecek.”
Ardından hedefini net biçimde ortaya koydu:
“Birçok takımı şoke etmek için sabırsızlanıyoruz.”
Jeffries’in basketbol yolculuğunda hayranlık duyduğu bir isim de bulunuyor: Kawhi Leonard. Hatta Amerikalı oyuncu, üniversite yıllarında Leonard’a duyduğu hayranlık nedeniyle 2 numaralı formayı giydi. Yıllar sonra NBA seviyesinde oynama fırsatı bulsa da Leonard hakkındaki düşüncesi değişmedi.
Favorisinin hâlâ Kawhi Leonard olduğunu belirten Jeffries, çıtayı daha da yukarı taşıdı:
“Bana göre tüm zamanların en iyi oyuncusu.”
Üniversite kariyerindeki bir başka başarısı ise smaç yarışması şampiyonluğu. Beşiktaş’ın takım içi bir smaç yarışması düzenlemesi halinde hâlâ kazanabileceğine inanıp inanmadığı sorulan 29 yaşındaki forvet, hiç tereddüt etmedi:
“Evet, kesinlikle kazanırım.”
İkinci sırada kimin yer alacağı konusunda ise biraz düşündü. Sonunda tercihini Wenyen Gabriel’den yana kullandı:
“Bu zor. Muhtemelen Wenyen Gabriel derdim.”
Seçilmemekten NBA’deki fırsatlar için savaşmaya, G Ligi’nin en iyi beşine girmekten ABD’den ayrılıp doğrudan Avrupa’nın zirvesine adım atmaya kadar Jeffries’in kariyeri, karşısına çıkan fırsatları değerlendirme öyküsüyle şekillendi.
Şimdi sıradaki durak İstanbul. Jeffries, Beşiktaş formasıyla EuroLeague parkelerinde hem kendi hikâyesine yeni bir bölüm eklemek hem de birçok rakibe beklemediği bir sınav yaşatmak istiyor.




