Diyora Keldiyorova etkisi: Özbekistan’da kadın judosu yükseliyor
Diyora Keldiyorova, Özbekistan kadın judosunda yalnızca bir olimpiyat şampiyonu değil, yeni bir dönemin simgesi haline geldi. Özbekistan, Baku 2018 ile Budapeşte 2025 arasındaki yedi Dünya Şampiyonası’nda 24 kez ilk sekizde yer alıp 10 madalya kazandı; bu derecelerin 17’si ve madalyaların 8’i erkek sporculardan geldi.
Şimdi gözler Baku 2026’ya çevrilmiş durumda. Paris Olimpiyatları’nda 52 kilogramda şampiyon olan Keldiyorova, anne olduktan sonra üst düzey antrenmanlara geri dönüyor. Aynı süreçte Laziza Haydarova ve Sita Kadamboyeva gibi genç kadın judocuların kıtasal ve uluslararası arenada sonuç almaya başlaması, Özbekistan’ın kadınlar tarafında daha geniş bir yapı kurabileceğine işaret ediyor.
Özbekistan’ın son on yılı erkeklerin omuzlarında yükseldi
Özbekistan’ın dünya judosundaki yükselişi artık geçici bir çıkış olarak değerlendirilemeyecek kadar istikrarlı. Ülke, son on yılda erkekler programına önemli yatırımlar yaptı ve Taşkent’i uluslararası judonun önemli merkezlerinden biri haline getirdi.
Rakamlar bu istikrarı açık biçimde ortaya koyuyor. Özbekistan, 2018-2025 arasındaki yedi Dünya Şampiyonası’nda 14 bireysel sıkletin 10’unda ilk sekiz içinde yer aldı. Toplam 24 ilk sekiz derecesi, 10 madalyaya dönüştü.
Üstelik gelişim yalnızca sonuç sayısında değil, derinlikte de görüldü. 2018, 2019 ve 2021 Dünya Şampiyonalarında yedi ilk sekiz derecesi elde eden Özbekistan, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında bu sayıyı 12’ye çıkardı. Zaten güçlü bir seviyede bulunan ülkenin üretimini artırması, programın tek bir kuşağa ya da birkaç isme bağlı olmadığını gösteriyor.
Erkekler programı güçlü temeli oluşturdu
24 ilk sekiz derecesinin 17’sinin erkeklerden gelmesi, toplamın yüzde 71’ine karşılık geliyor. Kazanılan 10 madalyanın 8’i de erkek judocuların imzasını taşıyor.
Bu üstünlüğün en dikkat çekici tarafı, sonuçların farklı sıkletlere yayılması. 60 kilogramda tekrarlanan madalyalar gelirken, 73 ve 81 kilogramlarda düzenli ilk sekiz dereceleri elde edildi. 90 ve 100 kilogramda ise dünya şampiyonlukları kazanıldı.
Muzaffarbek Turoboyev’in 2022’de Taşkent’te 100 kilogram dünya şampiyonluğunu kazanması, bu dönemin önemli anlarından biri oldu. Davlat Bobonov da 2021’de Budapeşte’de 90 kilogramda dünya şampiyonluğuna ulaştı. Sharofiddin Boltaboev, Doston Ruziev ve diğer isimler, orta sıkletlerdeki rekabeti güçlendirdi.
Paris 2024 ise bu yapının ev sahibi Dünya Şampiyonası’na bağlı olmadığını kanıtladı. Turoboyev’in 100 kilogramda olimpiyat bronz madalyası, Özbekistan’ın ağır sıkletlerdeki gücünü bir kez daha ortaya koydu.
Teknik ekip değişti, üretim hattı ayakta kaldı
Özbekistan’ın yükselişindeki dikkat çekici ayrıntılardan biri, teknik yapıdaki değişimlere rağmen sonuçların devam etmesi. Paris 2024 hazırlıkları sırasında İlias İliadis ve Marko Spittka gibi farklı uluslararası antrenörler programda etkili oldu.
Bu değişimler; seçim, hazırlık ve teknik yaklaşım üzerinde farklı etkiler yaratabilirdi. Ancak Özbekistan, geçiş dönemlerinde dahi dünya seviyesinde erkek judocular yetiştirmeyi sürdürdü. Bu durum, ülkenin sporcu havuzunun yeterince derin olduğunu gösteriyor.
Eylül 2026’da eski Gürcistan başantrenörü Lasha Gujejiani’nin Özbekistan erkek milli takımının başına geçmesiyle yeni bir sayfa açıldı. Gujejiani, genç seviyedeki kaliteyi büyükler kategorisinde dünya, Avrupa ve olimpiyat madalyalarına dönüştüren güçlü bir erkekler programından geliyor.
Özbekistan böylece yeniden yapılanmaya değil, güçlü bir temelin geliştirilmesine ihtiyaç duyan bir programı Gujejiani’ye teslim etmiş oldu. Ağustos ayındaki Lozan Büyük Şampiyonlar Turnuvası’nda 90 kilogram finalinin Umar Bozorov ile Nurbek Murtozoyev arasında tamamen Özbekistan içi oynanması ve takımın toplam beş madalya kazanması, bu derinliğin güncel göstergelerinden biriydi.
Keldiyorova kadınlarda çıtayı değiştirdi
Kadınların hikâyesi ise erkeklerden oldukça farklı. 2018-2025 arasındaki 24 ilk sekiz derecesinin yalnızca 7’si kadın judoculardan geldi. 10 madalyanın sadece 2’si de kadınlara aitti.
Bu iki madalyanın sahibi Diyora Keldiyorova’ydı.
Keldiyorova, Özbekistan’ın en başarılı kadın judocusu olmanın ötesine geçerek ülkede daha önce görülmemiş bir performans standardı oluşturdu. Dünya Şampiyonası madalyalarının ardından Paris’te Uta Abe’yi yenerek 52 kilogramda olimpiyat şampiyonluğuna ulaşması, kadınlar programının referans noktasını tamamen değiştirdi.
Şimdi kritik soru şu: Keldiyorova yalnızca tavanı mı yükseltti, yoksa arkasından gelecek sporcular için daha geniş bir yapı mı oluşturdu?
Tek bir olağanüstü sporcu madalya tablosunu değiştirebilir; ancak bir programı dönüştürmek için daha fazlası gerekir. Özbekistan kadınlarının gerçek gelişimi, Keldiyorova’nın her büyük sonucun tek sahibi olmaktan çıkmasıyla ölçülecek.
Anne olduktan sonra dönüşü yeni anlam taşıyor
Keldiyorova’nın anne olduktan sonra yeniden üst düzey spora dönme kararı, kişisel madalya hedeflerinin çok ötesinde bir anlam taşıyor. 2026’da bireysel antrenmanlara başlayan olimpiyat şampiyonu, elit düzeyde yarışmaya dönme niyetini açıkça ortaya koydu.
Bu dönüş, Özbekistan kadın judosunun geçmişte yaşadığı önemli bir soruna da ışık tutuyor: Kadın sporcuların uzun süre sistem içinde tutulması ve büyükler seviyesindeki potansiyellerine ulaşabilmesi. Keldiyorova’nın hikâyesi, evlilik, annelik ve elit sporun birbirini dışlayan aşamalar olmak zorunda olmadığını gösteren güçlü bir örnek oluşturuyor.
Üstelik onun dönüşü, genç Özbek kadın judocular için daha önce pek bulunmayan bir rehberlik ve ilham kaynağı yaratıyor. Marko Spittka’nın kadınlar programında yeniden daha etkin bir rol üstlenip üstlenmeyeceği de izlenecek başlıklardan biri. Spittka’nın Keldiyorova’nın Paris döngüsündeki çalışması ve kadınlar programının geneline katkısı, olası yeni yapılanmayı önemli kılabilir.
Kadınlar gerçekten yükseliyor mu?
2026’da bu soruyu sormak için yeterli işaret var; ancak cinsiyet farkının kapandığını söylemek için henüz erken.
Asya Şampiyonası’nda Laziza Haydarova 48 kilogramda finale çıktı, Sita Kadamboyeva ise 52 kilogramda gümüş madalya kazandı. Bu sonuçların önemi, Keldiyorova’nın hâlâ yarışmaya dönüş hazırlığında olduğu dönemde gelmeleri. Özbekistan, olimpiyat şampiyonuna ihtiyaç duymadan en hafif iki olimpik sıklette iki kadın kıta finalisti çıkardı.
Uluslararası kadro da genişliyor. Özbekistan, ağustos ayındaki Lozan Büyük Şampiyonlar Turnuvası’na 48, 52, 63, 70, 78 ve artı 78 kilogramlarda toplam 11 kadın judocuyla katıldı. Bu turnuvada kadın sporcu sayısı erkeklerden fazlaydı.
Elbette katılım, üst düzey başarıyla aynı şey değil. Tarihsel Dünya Şampiyonası verileri hâlâ ciddi bir fark bulunduğunu gösteriyor. Ancak daha güçlü bir kadınlar programı için daha geniş bir sporcu havuzu, uluslararası deneyim ve ülke sınırları dışında rekabet edebilen birden fazla isim gerekiyor.
48 ve 52 kilogramda yeni bir küme oluşabilir
Kadınlar tarafında özellikle 48 ve 52 kilogramdaki gelişim dikkat çekiyor. Keldiyorova, 52 kilogramda uluslararası standardı belirledi. Kadamboyeva’nın aynı sıklette ortaya çıkışı ise Özbekistan’ın artık yalnızca tek bir sporcuya bağlı kalmayabileceğini gösteriyor. 48 kilogramda Haydarova’nın yükselişi de bu yapıya yeni bir halka ekliyor.
Komşu sıkletlerde birden fazla uluslararası seviyede sporcunun bulunması, başarıyı daha sürdürülebilir hale getirebilir. Özbekistan henüz bu noktaya ulaşmış değil; Keldiyorova ile onu takip eden sporcular arasında hâlâ belirgin bir performans farkı var. Dünya Şampiyonası sonuçları, kıtasal madalyalardan çok daha zorlu bir ölçüt olacak.
Buna rağmen 48-52 kilogram aralığı, Baku 2026 öncesinde izlenmesi gereken bölge olarak öne çıkıyor. Haydarova ve Kadamboyeva, Asya’daki başarılarını Dünya Turu’nda final bloklarına taşıyabilir; Keldiyorova da başarılı biçimde dönerse Özbekistan iki sıklette üç ciddi kadın madalya adayı oluşturabilir.
Altyapı hattı genişliyor
Kadınlar tarafındaki hareketlilik büyükler kategorisiyle sınırlı değil. Özbekistan, her iki cinsiyette de geniş gruplar yetiştirmeyi sürdürüyor. Mayıs 2026’da Taşkent’te düzenlenen Gençler Asya Kupası’nda Özbek judocular birçok sıklette öne çıktı. Kadınlar takımında 48 kilogramı Dilrukh Hasanova kazandı.
Ancak önümüzdeki döngünün asıl ölçütü, gençler madalyaları olmayacak. Özbekistan gençler seviyesinde başarı üretmeyi zaten biliyor. Belirleyici soru, genç kadınların büyükler programında yeterince uzun süre kalıp Dünya Turu ve Dünya Şampiyonası’nda ilk sekiz seviyesine ulaşıp ulaşamayacağı.
Keldiyorova’nın varlığı bu noktada kendi sonuçlarının ötesinde önem taşıyor. Anneliğin ardından geri dönen bir olimpiyat şampiyonu, genç kuşak için Özbekistan içinde görünür bir yol haritası oluşturuyor.
Baku 2026 öncesi tablo
Özbekistan, Baku 2026’ya aynı milli programın içinde iki farklı hikâyeyle gidiyor. Erkekler, yedi Dünya Şampiyonası’nda kazanılan 8 madalya ve 17 ilk sekiz derecesiyle yerleşik güç konumunda. Lasha Gujejiani’nin önündeki görev, güçlü bir sistemi yeniden kurmak değil, onu daha da keskinleştirmek.
Kadınlar içinse ölçüt farklı. 7 ilk sekiz derecesi ve 2 madalya, erkeklerin 17 ilk sekiz derecesi ile 8 madalyasının hâlâ oldukça gerisinde. Keldiyorova’nın Paris’ten bu yana en üst düzey rekabetten uzak kalması, programın olimpiyat şampiyonunun arkasında ne kadar derinlik bulunduğunu test etmeye zorladı.
Haydarova ve Kadamboyeva’nın 2026’da Asya Şampiyonası finallerine yükselmesi, daha geniş bir rekabet tabanının ilk işareti olabilir. Keldiyorova’nın dönüşü de gelişmeye devam eden bu yapıya ülkenin en başarılı sporcusunu yeniden ekleyebilir.
Özbekistan dünyanın en güçlü erkekler programlarından birini kurduğunu kanıtladı. Önümüzdeki olimpiyat döngüsünün asıl sorusu ise şu: Diyora Keldiyorova bu yapıyı kırarak tek başına zirveye çıkan istisnai bir sporcu mu, yoksa arkasından gelecek kadın judocuların kapısını açan öncü mü?
10 dünya madalyasının 8’i erkeklerden
Özbekistan, Baku 2018 ile Budapeşte 2025 arasındaki yedi Dünya Şampiyonası’nda 10 madalya kazandı. Bu madalyaların 8’i erkeklerden, 2’si ise Diyora Keldiyorova’dan geldi.
İlk sekiz dereceleri 7’den 12’ye yükseldi
Özbekistan, 2018, 2019 ve 2021’de toplam 7 ilk sekiz derecesi elde etti. 2023, 2024 ve 2025 döneminde bu sayı 12’ye çıktı.
24 ilk sekiz derecesinin 17’si erkeklere ait
Erkek judocular, Baku 2018’den bu yana Özbekistan’ın Dünya Şampiyonası ilk sekiz derecelerinin yüzde 71’ini aldı. Kadınların 7 derecesi ise programın tamamen sıfırdan başlamadığını gösteriyor.
10 sıklette dünya ilk sekizi
Özbekistan’ın 24 ilk sekiz derecesi 10 farklı sıklete yayıldı. Bu genişlik, ülkenin başarısının yalnızca birkaç olağanüstü sporcudan ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
2026’da iki kadın Asya finalinde
Laziza Haydarova 48 kilogramda, Sita Kadamboyeva ise 52 kilogramda Asya Şampiyonası finaline çıktı. Bu sonuçlar, Keldiyorova’nın dönüş hazırlığı yaptığı dönemde geldi.
İzlenmesi gereken sıkletler: 48 ve 52 kilogram
Keldiyorova’nın 52 kilogramdaki dönüşü, Kadamboyeva’nın aynı sıkletteki yükselişi ve Haydarova’nın 48 kilogramdaki ilerleyişi, kadınlar programında yeni bir kümenin başlangıcını oluşturabilir.
Gujejiani yeniden yapılanma değil, derinlik devralıyor
Lasha Gujejiani, 10 farklı sıklette 17 Dünya Şampiyonası ilk sekiz derecesi üreten ve yeni adaylar yetiştirmeyi sürdüren bir erkekler programının başına geçti.





